Çocuk sahibi olmadan önce arabaların arka koltuklarının ne kadar gereksiz olduğu, ayda yılda bir kez misafirin oturması için kullanılan alandan başka bir amacı olmayan, boşuna yer kaplayan bir yer olduğunu düşünürdüm hep. Oysa bu alanın çocuk sahibi olduktan sonra ne kadar kritik bir yer olduğunu anlamış bulunuyorum. Çocuk koltuğu ile birlikte bu alanın doğru ve verimli kullanılmadığında muhtemel olabilecek sorunların hepsi ile baş edebilmek ise büyük yetenek istiyor.

Eğer çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız bir arabada olmazsa olmazların başında isofix geliyor. Yani bebek koltuğunun sabitlenmesi için arabada olması gereken, arka koltukların içine gizlenmiş demir parçalar.

İlk tavsiyem şudur ki eğer arabada isofix yoksa arabayı hemen değiştirin. Evet bunun ne anlama geldiğinin farkındayım ancak hem kendi tecrübelerim hem de etrafımda yaşanan birkaç vakadan sonra “bu yüzden araba mı değiştirilir ya yok mu bu demiri takan bir usta” cümlesinin ne kadar boş bir cümle olduğunu bizzat tecrübe etmiş bulunuyorum. Konuyla ilgili birçok araştırma yapmış, bizzat bunun için yetkili servis dahil birçok kişi ve kurum ile iletişime geçmiş ve pes etmiş biri olarak söylemeliyim ki eğer bir arabada isofix yoksa sonradan taktırılamıyor. Hem güvenli değil hem de teknik olarak çok mümkün değil 🙂

İsofix konusu çözüldü ise gelelim bir bebek koltuğu alırken dikkat edilmesi gereken konulara;

Tabiki güvenlik ile başlamalıyız. Kimse alacağı bebek koltuğunun ucuz ve kalitesiz olmasını istemez ancak ciddi paralar ödediğiniz bebek koltuklarının da hangi güvenlik sertifikalarına sahip olduğunu araştırmanız oldukça önemli. Belirli güvenlik testinden geçememiş ürün ne kadar kullanışlı olursa olsun alınmamalıdır. Zaten bebek koltuğu araştırmaya başladığınızda belirli markaların dışına çıkmayı da sırf bu sebepten dolayı istemeyeceksiniz. Güvenlikte; koltuğun kaç farklı noktadan sabitlenebildiği de kriterlerden birisidir. Isofix bağlantısı dışında da destekleyici güvenlik unsurları araştırılmalıdır. Koltuğun sadece ön ve arka darbeleri değil yanlardan alabilecek darbelerde de nasıl güvenlik önlemleri alındığı araştırılmalıdır. Güvenlikte bir diğer unsur ise emniyet kemerinin bebeğe zarar vermeyecek şekilde ve koltuğun bebeğin boynunu koruyacak şekilde olmasına dikkat edilmelidir.

Güvenlik konusundan sonra bence en önemli konulardan birisi de yaptığım araştırmalar ve gözlemlerim sonucunda bir bebek koltuğunun mutlaka dönmesi gerektiğidir. Eğer bebek koltuğu sabit ve dönmüyorsa sizin bebeğinizi yan çevirip oturtmanız ve kemerini bağlayabilmeniz oldukça efor gerektiren ve zorlu bir işlem. Ancak bebek koltuğu dönebiliyorsa rahatlıkla bebeğinizi koltuğa oturtup  tüm işlemleri yapabilirsiniz.

Bir diğer önemli konu ise bebek koltuğunun rahatlığı ve kullanılan kumaşın türü, kalitesidir. Biz koltuk seçerken özellikle deri ve türevi ürünlerden, çocuğu terletebilecek kumaşlardan uzak durduk. Eğer mümkünse kumaşı koltuktan da ayrılabilen, yıkanabilen ve terletmeyen olmasına dikkat edilmelidir.

Bebek koltuğu alırken 0-18 ay 18-36 ay olarak ayrıştırıldığını görebilirsiniz. Bebek koltuğu ortalama 4 ile 5 sene arasında kullanılacağı varsayımıyla söyleyebilirim ki 0-18 ay ürünlerin çocuk için kaç kiloya ve kaç cm ye kadar kullanılabildiği incelenmelidir.

Bir başka konu ise ana kucağının ne olduğu ve ne kadar süre ile kullanıldığı;

Ana kucağı tabiki bebeğin fiziksel gelişimi ile doğru orantılı olmak üzere ortalama en az 6-7 ay kullanılan ve bebeğin yatar pozisyonda taşınabilmesini sağlayan ayrı bir ürün. Ana kucağının da isofix ile sabitlenebildiği gibi emniyet kemeri ile kullanılabildiğini söylemeliyim. Biz ana kucağı kullanırken en güvenli yöntemin emniyet kemerini taktıktan sonra ön koltuğu mümkün olduğu kadarıyla arka koltuğa yanaştırıp ana kucağını sıkıştırarak kullanılmasının olduğuna karar verdik ve hep bu şekilde kullandık. Zaten etrafımdaki ebeveynlere de sorduğumda genelde bu yöntemi tercih ettiklerini söylediler.

Ana kucağının bebek arabalarında kullanımına ilişkin detayları da şuradaki yazımdan okuyabilirsiniz.

Share This: