Bir gün, o günün geleceğini biliyordum… Bebeğimizle, annesi olmadan yalnız bir gün geçirmek zorunda kalacaktım 🙂

Bu benim için neredeyse imkansızdı, henüz 8 aylık bir bebeğe nasıl bakabilirdim ki? Evet eşim yanımdayken onun yönlendirmesiyle mamasını veriyordum, üstünü ya da bezini değiştirebiliyordum ama hiç tek başıma bakmak zorunda kalmamıştım. Ne yalan söyleyeyim bebeğe bakmaktaki o sorumluluk duygusu beni bitiriyordu. Ya bakamazsam, ya aç kalırsa, ya ağlarsa…

Eşim, kızımın doğumu öncesinde başladığı yüksek lisans eğitimine doğumla birlikte ara vermek zorunda kalmıştı, üstelik kalan kısım sadece birkaç ders ve bitirme projesiydi. Aldığımız karar doğrultusunda 3-4 aylık bir dönem için kızıma ben bakabilirsem eşim de yüksek lisansı bitirebilecekti. (Bu kararın hayatımızın ileri zamanlarında çok isabetli bir karar olduğunu anlamıştık çünkü eşim mezuniyet töreninde oğlumuza hamileydi 🙂 )

İlk ders günü başlamıştı. Serin bir cumartesi sabahı eşim, ben ve kızımla vedalaştıktan sonra kapıyı kapattı ve çıktı…

İşte o an ne olduysa bunun üstesinden geleceğime inandım…

Eşim evden çok erken çıktığı için kızım henüz kahvaltısını yapmamıştı. Aldığım bir karar da şuydu: Öncelikli olarak bebeğin bakımı ve ihtiyaçları geliyodu, o yüzden evin toparlanması, yemek ve bilumum ihtiyaçlar ikinci plandaydı. fırsat bulursam yapabilirdim ama sırf yere bir şey döküldü diye bebeğe bakmamazlık edemezdim 😀

Bu kararlılıkla henüz yeni yeni kaşıktan bulamaç türü şeyler yemeye başlamış olan kızımın zaten iştahı olmadığı için yarım saat süren, mutfağın ve üstümün battığı bir kahvaltı ile ilk turu atlatmıştım. Bir süre beraber oyun oynayıp gülüp eğlendikten sonra öğle uykusu zamanı gelmişti.. Şanslıydım çünkü kızım öğlenleri en az 3 saat uyurdu (bunun öğle uykusu için çok uzun bir süre olduğunu daha sonra öğrenecektik..)

O gün kızım sadece yarım saat uyudu…

Bir süre uyutmaya çalıştıysam da nafile. Mecburen tekrar oyun oynamaya başladık, güldük eğlendik derken saate baktığımda eşimin gelmesine henüz 7 saat vardı…

Derken bari öğle yemeğini yedireyim dedim bu sefer de kızım yemedi..

Endişem giderek artıyordu kızım aç kalacaktı ve bunu eşime izah edemezdim. Mantığı şöyle kurdum; e bu kız bir ay öncesine kadar sadece mama içmiyor muydu? O zaman bugünde sadece mama içebilirdi günün sonunda aç kalmazdı ama günü kurtarmış olurdum…

O gün birkaç kez daha mama verdim ve kızım öğlen az uyuduğu için akşam üstü hemen uykuya geçtiğinden ben kazanmıştım ve zafer benimdi.. Eşimin eve geldiğinde önümde S harfi olan pelerinimle karşılarken ilk sorular gelmeye başladı…

(Eşim: EBen : B)

E: Gününüz nasıl geçti?

B: Güzeldi işte kız pek uyumadı ama işte akşam uykusuna geçti 7 gibi, mışıl mışıl uyuyor.

E: Yaaaa ne güzel, öğlen niye uyumadı ki bir şey mi oldu?

B: Bilmem uyumadı her zaman uyuyan kız bu sefer uyumadı ben de anlamadım…

E: Neyse canım olur böyle şeyler, ee neler yedi? mutfağı da dağıtmışsınız biraz..

B: (mutfağı toplamıştım halbuki ? ) hmm mutfak dağınık diyorsun yani… e güzeldi işte sabah kahvaltısını yaptı öğlen de hazırladığın çorba filan vardı ya..

E: Evet?

B: İşte onu içmedi..

E: Yemedi mi aç mı kaldı akşama kadar?

B: Yok aç kalmadı da işte bu hani mama var ya ondan hazırladım ben, işte istedikçe mamadan verdim.

E: Nasıl yani bu çocuk sadece mama mı içti..ya inanmıyorum sana çorbadan verseydin ya..bir sürü yemek hazırladım ben?

B:  ee içmedi, yemedi..( kaç kaç..)

E:Yemediyse bekleyeceksin tekrar uğraşacaksın öyle kaşığı uzattım kafasını çevirdi diye yemedi demek olmaz.. madem yemiyor bekleyip 1 saat sonra yine verseydin bak yiyor muydu yemiyor muydu?

B: ben bilemedim tabi onu..

Bu diyalogtan sonra aslında eşim de bu günün üstesinden geldiğimi kabul etmiş ama kızımızın sadece mama içmesine oldukça içerlenmişti.. Her şeye rağmen zafer benimdi 😀

Bebekle beraber geçirdiğim o ilk günün sonrasında bir daha benzer hataları yapmadım 😉 Bugün geldiğim noktada ise eşim 3 yaşındaki kızımı ve 1,5 yaşındaki oğlumu henüz akşam yemeklerini yememişken bana bırakıp dışarı çıkabiliyor ve döndüğünde iki çocuğu da uyumuş buluyor. Bunu başarabilmek zafer mi? Bence hayır. Bebeklerin ve çocukların dünyasını çözen her baba aslında benim yaptığımın fazlasını yapabilir.

Gelelim evde bebek bakımında baba olarak dikkat edilecek konulara;

  1. Annenin her an telefonunu açmasının tembih edilmesi.
  2. Annenin her an telefonunu açmasının tembih edilmesi.
  3. Bir gün önceden hazırlıklarınızı yapılması
    • Evdeki mama, yemek durumu nedir?
    • Süt ne durumda?
    • Bez azalmış mı?
    • Yedek kıyafetler ne durumda?
    • Banyo için malzemeler tamam mı? (Bebeği banyo yaptırmak zorunda kalırsanız)
  1. Evdeki ihtiyaçlar tam ise anneden alınan her öğün için bebeğin yemesi gerekenlerin tam listesi
  2. Isıtılması gereken bir şey varsa ne kadar süreyle nasıl ısıtılacağının bilgisi.
  3. Yapılması gerekenler kadar yapılmaması gerekenler
    • Örneğin bebeğin ne kadardan fazla yemek yememesi gibi konuların da bilinmesi önemlidir.
  1. Bazı detay bilgileri baba bilmiyorsa anneden öğrenilmesi
    • Örn: Uykusu geldiğinde bebeğinizin kendine özgü bir davranışı olabilir.
  2. Bebeğin uyumadan önce ve uyandıktan sonra hangi zaman dilimi içerisinde ne yapılması gerektiği;
    • Örneğin bebek uyandıktan sonra ilk 15 dk içinde yemek yemesin gibi bir kuralı olabilir annenin dolayısıyla siz de bu kurala uymalısınız.
  1. Bebeğin pişik olup olmadığı, bezi değişirken herhangi bir krem vs kullanılıp, kullanılmadığı
  1. Eğer bebek ilaç içiyorsa hangi ilaçtan nasıl ve ne kadar verildiği?
  1. Dışarı çıkacaksa hangi kıyafetleri giydirilecek, yedek kıyafetleri ne olacak? Dışarıda ne yedirilecek?

Bu konu ve soruların hepsi esasen hem hazırlık sürecini hem de bebek bakımı esasında ihtiyaç olabilecek konuları özetliyor. Aklıma geldikçe ve sizlerin de katkısı olursa bu konulara ekleme yaparım tabiki. 🙂

Share This: