Çocuklarla dışarı çıktığımız zamanlarda bazen çok can sıkıcı şeyler yaşıyoruz ve zihnimiz bu olumsuz olaylara takılmamamızı söylese de insanların ne ara bu kadar duyarsız olduğunu sormadan edemiyoruz değil mi? Tahammülsüz, her durum ve koşulda empati kurmadan anne babaları suçlayan, çocuk sesi bahanesi ile saldırganlaşan (oysaki kendi nefesinin sesine bile tahammülü olmayan) insanlarla sürekli bir mücadele halindeyiz.

Tam da konuyla ilgili olarak geçenlerde yaşadığımız bir olayı paylaşmak istiyorum. Ailece yemeğe çıktığımız günlerin birinde tam restoranda masaya otururken oğlum oturmak istemedi ve bağırmaya başladı. Hepimizin başına gelebilecek normal bir şey değil mi? İşte bu bazı insanlar için normal değil. Yan masada oturan hanımefendinin nasıl keyfini kaçırdıysak bize sürekli olarak dönüp attığı bakışlardan rahatsız olduğum için kendisine neden baktığını sorma gafletine düştüm. “Çocuk bağırıyor da sürekli! ona bakıyorum.” deyince rahatsız olduysa kalkıp başka bir yerde oturabileceğini (bakın çok netimdir bu konularda) ve çocukların bağırabileceğini söyledim. Gelen cevap her zamanki yanıtlardan biri oldu “Biz de çocuk büyüttük canım…” yani diyor ki çocuğu bağırtan benim. Biz nasıl anne babayız ki çocuk bakmayı bilmiyoruz. Kendisi büyütmüş çocuğunu ve unutmuş tabi o günlerini ama bununla birlikte çok şeyi de unutmuş. Neyse tartışmayı çocukların da bulunduğu bir yerde daha fazla uzatmadım. Bunlara takılarak yaşayacak bir insan değilim.

Eminim her gün bu ve benzeri olayları sizler de yaşıyorsunuz. Görmemezlikten geliyorsunuz, susuyorsunuz. Ancak bazen kendinizi bu tip insanlara karşı açıklama yapmak zorunda hissediyorsunuz değil mi? Hepimiz çocuklarımıza nasıl bakacağımızı biliyor ve zaten ona göre hareket ediyoruz. Ortada bir suçlu psikolojisine girecek olan varsa biz değil, çocuktan rahatsız olabilen insanlardır.

Bence bu konuda değişmesine inandığım şeylerden birisi de çocuk düşmanlığı sergileyen ve sürekli olarak “susturuuuun çocuklarınızığğğğğ” diye konuşanların karşısında ebeveynlerin “Elimden geleni yapıyorum çocuk susmuyor” diye cevap vermesidir. Güzel anneler, harika babalar kimseye bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz. Karşınızda zaten empati kuramayacak bir kişi için ne kendinizi üzün ne de sinirlenin. Yapılması gerekeni biliyor ve o an bu durumu çözmek için yeterince uğraşıyorsunuz zaten.

Benim bakış açım bu noktada çok net. Çocuk sesinden rahatsız olduysan ortamı terk edersin evet uçaktan atlamak da dahil! Arkadaşım çocuk sevmiyor olabilirsin (ki nezdimde çok farklı yerleri var bu insanların) ancak bu sevgisizliğini içinde tut. Çocuk bakmanın ne demek olduğunu zerre anlamadığın ortada ya da bundan 100 yıl önce büyüttüğün çocuklarınla ilgili zorluklarını hatırlamıyor olabilirsin ama karşında tam da o anda bu zorluğu yaşayan bir anne ve baba var. Anlayışlı ol ve sabret.

Çocuk mutlu olup güldüğü kadar ağlayabilir de. Kimse çocuğunun bağır çağır ağlamasını istemiyor zaten ve henüz bundan zevk alanını da görmedim. Dolayısıyla çocukların da hayal kırıklığı yaşadığı veya üzüldüğü bir anda ağlaması normal ve bu herhangi bir toplu taşıma aracında, bir restoranda, yolda ya da hayatın herhangi bir alanında denk gelmesi olası. Burada yapılması gereken şey basit ve net aslında. Önemli olan çocuğun o üzüntüyü yaşamasına izin vermek ve duygularını ifade etmesine engel olmadan güvenli bir ortam yaratmak. Sırf o an çocuk ağladı diye homurdanan, öff pöff yapan insanlar için ya da birisinin “biz de çocuk büyüttük canım ilgilenin çocuğunuzla” dedi diye çocuğunuzu susturmaya çalışmayın. Çocuğun kendi duygularını yaşamasına izin vermek sağlıklı olandır. Çocuğun ağlaması saatlerce sürmeyecek, sabırlı olup beklediğinizde çocuğunuz da zaman içinde sakinleşecektir. Hayatınız boyunca bir daha görmeyeceğiniz insanlar sırf rahatsız olmasın diye strese girmeyin. Çok canı sıkılan olursa sabırlı olmasını ve biraz sonra çocuğun sakinleşeceğini söylemeniz yeterli.

Bakın bir de bu konuda yabancı çocuk ve ülkemiz çocuk karşılaştırılması olayı var. Yabancı çocuklar ve ülkemizdeki çocuklara ait karşılaştırma yaparak vicdanını rahatlatan insanlar henüz çocuk sahibi bile değilken buldukları her türlü sosyal mecrada biz anne babalara akıl veriyorlar ya en çok ona sinirleniyorum. Avrupa’da trende gidiyormuş da anne babası çocuklarla oyun oynuyormuş da çocuklar sakinmiş de. Burada olsa o çocuk bağırırmış da bilmem ne. Her zaman söylediğim gibi “anın” hatasına düşmeyiniz. O ecnebi dediğiniz ailelerin çocukları da ağlıyor, bağırıp çağırıyor, öfkeleniyor. Denk gelmiyorsun güzel kardeşim denk gelmiyorsun. Evet o 2 saatte de denk gelmiyorsun… evet o 10 saatte de denk gelmiyorsun. Yabancı çocuklara hayranlık besleyip ülkemizin güzel evlatlarına öfke besleyeceğine yerinden kalk ve bir zahmet o anne babaya nasıl yardımcı olabileceğini sor olur mu?

Bu konuyu gündeme getirme sebeplerimden birisi de düzenli aralıklarla internette bazı paylaşımlarda, yorumlarda bir çocuk düşmanlığını görüyor ve bunun karşısında sürekli kendini savunan taraf olarak da anne ve babaların olduğunu görüyorum. Sevgili anne ve babalar,  bir başkasının zorluğunu hiçe sayan ve istediğini elde etmek için herkesi ezip geçmeye hazır insanlar karşısında açıklama yapmak zorunda hissetmeyin kendinizi…Çocuk bu ağlayacak, bağıracak..Siz de susturmadığınız ya da susturamadığınız için kötü anne baba değilsiniz..

Bizler çocuklarımıza nasıl bakacağımızı biliyoruz. İnsanların akıl vermesine değil yardımına ihtiyacımız var. Dışarıda yaşadığımız o kriz anında insan omzuna bir el veya bir tebessüm ile ”merak etmeyin geçecek” cümlesini ya da hiçbir şey yapmayacağını bilseniz de “yardımcı olabileceğim bir şey var mı?” sorusunu duymak istiyor. Çocuk yetiştirmek kolay değil ve yaşanılan problem karşısında anne babalara bir zorluğu da dışarıdaki insanların çıkarmaması gerekiyor.

Share This: