Bilgili Baba

Babalık tecrübelerini paylaşan bilgili bir baba

Hayata Dair

Çocuklarda Öfke Kontrolü ve Kriz Yönetimi

Kriz gelicem diyorsa gelecektir. Önemli olan nerede ve nasıl yakalandığınız. Çocuğunuz kriz yaşadığı anda o krizi ötelemek yerine yapılabilecek şeyler olduğunu söyleyebilirim.

Eğer o gün bir kriz çıkacaksa bunun sinyallerini önceden almaya başlıyorsunuz. En azından bizde öyle oluyor. Hani derler ya sabah solundan kalkmış diye tam da öyle 🙂 Kızım eğer o gün bir kriz çıkaracaksa daha sabahtan belli etmeye başlıyor.

Özellikle 2 yaş sendromu dediğimiz dönemde yaşadığımız krizler neticesinde ne kadar çaresiz kalışımızı hatırlıyorum. Ne zaman bizim üretmeye çalıştığımız çözümlerin sonuçsuz kaldığını ve sadece anı kurtarmaya yönelik olduğunu anladık. İşte o zaman bu konuda çözüm yolları aramaya başladık diyebilirim.

Daha önce de dediğim gibi krize nerede yakalandığınız çok önemli bir durum. Eğer evdeyseniz bu krizin evde atlatılmasını beklemek daha kolay olabiliyor ancak örneğin bir AVM de yakalandıysanız yapabilecekleriniz sınırlı olmakla birlikte bazı konulara dikkat edilmesi gerekiyor:

– Siz ne yaparsanız yapın o kriz çıkacak. Nokta.

– Kriz başladığı andan itibaren yapacağınız ilk şey çocuğunuzun kendisine ve etrafa zarar vermesini engelleyip güvenliğini sağlamak olmalı.

– Kriz anında çocuğunuz bağırabilir, ağlayabilir problem yok ancak etrafına zarar verebilecek davranışlarda bulunmamalı. Böyle bir durumda etrafa zarar vermesini engellemelisiniz ama ağlamasına devam edebilir.

– Etrafın nasıl baktığı, ne dediğini hiç bir şekilde umursamayın. Ne yazık ki toplumumuzda çevre baskısı çocuk bakımında birçok konuda önümüze engel olarak çıkıyor.

– Kriz boyunca sakinliğinizi korumalısınız. Eğer duygularınıza yenik düşerseniz krizin daha da derinleşmesine sebep oluyorsunuz. Bu yüzden kriz bitene kadar çocuğunuza yakın bir şekilde sabırla beklemeniz oldukça önemli.

– Kriz boyunca ara ara sakin bir tonla onu anladığınızı, yanında olduğunuzu söylemelisiniz. Ancak uzun uzun cümleler kurarak ya da çocukla inatlaşarak veya bir diyalog devam ettirerek krizi çözmez aksine derinleştirirsiniz. Ona destek olduğunu belirten davranış ve kısa söylemlerde bulunmanız yeterli onun dışında sabırlı olmalı ve beklemelisiniz.

– Kriz sürecinde şunu unutmamalı: O krizi başladıysa bitmelidir. Bitmeden yarım bırakacağınız bir kriz yönetimi de sağlıklı değildir.

– Kriz başladığı andan itibaren naçizane önerim şu olacaktır. Eğer bu krizi o an için kaldıramayacağınızı düşünüyorsanız bence çocuğun huyuna gitmek en mantıklı yol. Kriz başladığı anda itibaren taviz vermeyeceğinizi düşünüp sonrasında pes ederseniz durum çok daha vahim. Çünkü bu sefer çocuğunuz size yaptırmak istediği her şeyi bu şekilde yaptıracağını düşünmeye başlıyor ve her seferinde bu davranış biçimini seçiyor.

– Özellikle bu zamanın çocukları hepimizin kabul ettiği üzere çok akıllı. Bizim hangi durumlarda nasıl pes edeceğimizi çok iyi analiz etmişler. Eğer utanırsak istediklerini yaptırabileceklerini düşünüyorlar. Utandırmanın en kolay yolu ise avazı çıktığı kadar bağırmak ya da ağlamak. Utanacak bir durum yok. Çocuk bu büyüyor ve gelişiyor. Buna bağlı olarak bir yetişkin gibi çözemeyeceği şeyler elbette olacak ve dışa vurum şekli kriz ya da öfke olarak ortaya çıkabilir. Bu olağan bir süreçtir. Çocuğunuzda problemli değil siz de problemli değilsiniz.

– Başkalarının ne söylediği ne konuştuğu umurunuzda dahi olmamalıdır. Kimse durduk yere çocuğunun bu halde olmasını istemez. Siz de istemiyorsunuz ve bu olağan bir süreç.

– Etraftaki insanların çocuğunuza müdahale etmesini önlemelisiniz. Sizi ayıplayarak çocuğunuza eğilip konuşmasına vb davranışlara engel olmalısınız. Bu konuda ben yabancıların davranışlarını çok dikkatli incelemiştim. Bir yabancı aile çocuğuyla dışarıda bir problem yaşıyorsa gidip müdahil olamazsınız bunun sebebi ise ebeveynler davranışlarıyla, bakışlarıyla ya da duruşlarıyla olaya müdahil olmayacağınızı çok net bir şekilde belli ederler.

– Siz kriz yaşıyor ama etrafa utangaç yada mahcup gözlerle bakıyorsanız olaya müdahil olmak isteyen çok kişi olacaktır. Rahat olun, siz yanlış bir şey yapmıyorsunuz ve utanacak bir şeyiniz yok. Bizim bu konuda yaşadığımız bir deneyim oldu. Kızım avm de bir oyuncak mağazasından ayrılmak istemediğinde dükkanın kapısında yerde yatıp ağlamaya başladı. Biz krizin geçmesini beklerken bir anda kadının birisi yardım etme düşüncesiyle kızımı yerden kaldırmaya çalıştığı anda kızım da kendini geriye atınca bu sefer kafasını yere çarptı. Bu olay o kadar kısa bir an içerisinde oldu ki biz müdahale edene kadar her şey yaşanıp bitti. Dolayısıyla bu olayı tecrübe etmemiz sonucunda karar verdik ki mümkün olduğu kadar çocuğunuza yakın olmanızın oldukça faydası var.

-Kriz yönetimi ile ilgili bir düşüncem de ödül-ceza yöntemi kullanılmaması. “Eğer ağlamazsan sana şunu alırım” ya da “Eğer susmazsan bunu yapmam.” gibi yaklaşımlar çocuğunuzla olan ilişkinizi kurallara bağlayan bir yaklaşım şekli. Dolayısıyla uygulayacağınız ödül-ceza yöntemi yalnızca krizi ötelemenize sebep olur. O krizin bitmesini sağlamayacaktır. Ötelediğiniz her kriz birikerek ve büyüyerek daha büyük krizlere birikim yapmasına sebebiyet verecektir.

– Kriz yönetimini doğru gerçekleştirdiğinizde kriz sayısının da giderek azaldığına emin olabilirsiniz.

– Kriz yönetimi noktasında eğer her şeyi yaptığınızı ancak yine de çözüm bulamadığınızı düşünüyorsanız mutlaka bir uzman desteği almalı ve bir pedagoga danışmalısınız. Son zamanlarda yaşanan sahte psikolog vakasında olduğu gibi bu konuya dikkat etmeli mutlaka diploması olan ve gerçekten uzmanlığını kanıtlamış kişiler ile görüşmelisiniz. Benim bu konuda yazdıklarım sadece kendi çocuklarımda yaşadığım deneyimleri paylaştığım konulardır. Bunun ötesinde sizler mutlaka bilimsel olarak araştırmalı, okumalı ve konunun uzmanlarına danışmalısınız.

Çocuk gelişiminde ben hiçbir konunun çözümsüz olduğuna inanmıyorum. Yaşadığınız problemleri etrafınızla paylaştığınızda benzer problemleri diğer ailelerin de yaşadığını görüyorsunuz. Önemli olan sizin bu problemlerin olduğunu yada olacağını kabul etmek ve bu problemlerin nasıl üstesinden gelebileceğinizin yollarını araştırmaktır.

Share This:


Warning: Use of undefined constant comment - assumed 'comment' (this will throw an Error in a future version of PHP) in H:\root\home\ugerdem-001\www\bilgilibaba\wp-content\themes\rowling\comments.php on line 15
2
Warning: Use of undefined constant comment - assumed 'comment' (this will throw an Error in a future version of PHP) in H:\root\home\ugerdem-001\www\bilgilibaba\wp-content\themes\rowling\comments.php on line 16
Comments

  1. Serkyilmaz@hotmail.com

    Güzel post ama “ya da” ayrı yazılır.

    • bilgilibaba

      Çok özen gösterdiğim bir konu ama gece yarısı tek göz yazarken arada kaçırıyorum 🙂 Hatalı olanları düzelteyim. Teşekkürler


Warning: Use of undefined constant pings - assumed 'pings' (this will throw an Error in a future version of PHP) in H:\root\home\ugerdem-001\www\bilgilibaba\wp-content\themes\rowling\comments.php on line 46
1
Warning: Use of undefined constant pings - assumed 'pings' (this will throw an Error in a future version of PHP) in H:\root\home\ugerdem-001\www\bilgilibaba\wp-content\themes\rowling\comments.php on line 47
Pingback

  1. 2 Yaş Sendromu – Bilgili Baba

Leave a Reply