Bilgili Baba

Babalık tecrübelerini paylaşan bilgili bir baba

Hayata Dair

Çocuktan Önce ve Sonra

 

Çocuk sahibi olmak herhalde bir insanın başına gelebilecek en güzel olaylardan birisi. Dünyada bundan daha güzel bir şey yok. Çocukların büyümelerini izlemek, her anlarını yaşamak o kadar değerli ve özel ki. Çocuk sahibi olmadan önce eşimle hep keşke daha önce çocuğumuz olsaymış diyoruz. Şimdi bunları baştan yazayım da çünkü birazdan okuyacağınız satırlardan önce vicdanımın rahat olması lazım 🙂

Çocuk sahibi olmadan önceki hayatımız nasıldı acaba diye düşünüyorum da bazen. İnanın bu yazıyı yazarken olduğu gibi hatırlamakta zorlandığım anlar oluyor. Yahu biz hep çocuklarla mı birlikteydik demeye başladım.

Çocuk olmadan önce o anlamsız yorgunluk bahanelerim geldi aklıma şimdi 🙂 Neymiş işten gelmişmişim de çok yorgunmuşum parmağımı oynatacak halim yokmuş. Bakın size bir şey itiraf edeyim ben çocuktan önce ne tembel bir insanmışım ya 🙂 Bu kadar anlamsız bahanelerin arkasına sığınır mı bir insan? İşte ne yaparsın daha ne görmüşüm ki yoruldum diyorum.

Dizi ya da film izlediğimiz günler o kadar uzak ki şimdilerde 🙂 Geçenlerde eşimle evde bir film izledik de sevindirik olduk. Yemin ederim 2 gün yüzümüz güldü film izleyebildik diye. Hayır diyeceksiniz ki çocuklar uyuduktan sonra da izleyebilirsiniz. İyi de eve girdiğin andan itibaren öyle sakin bir hayatın yok ki. Yemeğe kadar çocuklarla oyun oyna. Yemekten sonra harala gürele devam sonra uyku saati geldi, yok kitap oku, pijamaları giydir, dişler fırçalansın, suyunu içir, yatağa gittik hadi hikâye anlat derken çocuklar uyuyana kadar anne baba olarak hayattan kopuyorsun. Saat olmuş akşamın 10 u. Üstünden kamyon geçmiş gibi bir haldeyken film izlenir mi? Biz onu da yapmayı denedik tüm samimiyetimle söylüyorum ne eşim ne ben hiçbir zaman sonunu getiremedik. İşte bahsettiğim son izlediğimiz filmi de çocukların erken uyumasına borçluyuz 🙂 (Buradan kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Canlarım benim )

Peki, eşimle olan anlamsız tartışmalara ne dersiniz? Bazen hatırladıkça birbirimizle o kadar dalga geçiyoruz ki. Yahu gerçekten derdimiz yokmuş, birbirimize sarmışız farkında değilmişiz. Neymiş efendim o aldığımız heykelcik şurada durmasın da şöyle dursunmuş. Şimdi o zamanında nerede dursun diye düşündüğümüz şey şangııır diye gözümüzün önünde tuzla buz olurken biri süpürgeyi çıkartmakla uğraşıp diğeri çocukların ayağına bir şey batmasın diye siper oluyor. 🙂 Heykel parçalanmış yok onu bilmem nereden almışız filan diye düşünen yok. 🙂 Ama işte zamanında o heykel yüzünden tartışmışız ya anlamsızlığa bak.

Uykuuuu, biraz uykuuuu bütün isteğim buydu. 🙂 Yahu bir insan neden uyuyarak vaktini öldürür ki? Çocuklardan önce hafta sonları öğlene kadar uyurdum ben. Şimdi düşününce ne kadar anlamsız bir şey yapıyormuşum. Hayır, gerekçe de çok yorulmuşum! Gecenin 3 ünde yattıktan sonra sabahın 7 sinde zıplayarak da uyanabiliyor insan. Düşünüldüğü kadar zor değil 🙂

Yemek saatleri ne kadar romantikti oysaki 🙂 Fonda güzel bir müzik eşliğinde yenen romantik yemeklerimiz olurdu bizim ya. Şimdi o yemeklerin yerini “Oğlum ama bak kaçtır ablanın kafasına makarna atıyorsun…kızım çok rica ediyorum sen de o köfteyi suyun içine atma” diyaloglarına bıraktı 🙂

Bir de yemekten sonra yenen o kuruyemişe, koca kase dolusu cipse veya çikolataya kimse ortak olmuyordu ya. (Hoş şu anda sağlıklı besleniyoruz ya! Onlar da ortaya çıkmıyor. kırk yılın başında ) Evdeki herkes kendi adaleti içinde mutlu mutlu önündeki yiyordu bu yüzden kavga da çıkmıyordu ve kimse ağlamıyordu. 🙂

Bakın çok açık soruyorum. Tuvalete girdikten sonra tuvaletin kapısının aşındığı tek ev bizimki mi? Ben çocuktan önce kullandığım gibi huzur içinde kullanamayacak mıyım bu tuvaleti? Tüm ihtiyaçlarımı 1 dakikadan az zamanlara mı sığdırmak zorundayım anlamıyorum ki? Ben tuvalete girdikten sonra daha 10 saniye geçmeden neden dışarı çıkmam isteniyor biri bana izah etsin 🙂

Biz eşimle kahve içmeyi severiz. Çocuklarımız olmadan önce yemek yedikten sonra kahve içmeye dışarı çıktığımız da çok olmuştur. O zamanlar hepi topu 2 bardak kahve için 10 TL verip çıkıyorduk. Şimdi hadi yemekten sonra bir kahve içelim diye dışarı çıkarsak bize en az maliyeti 50 TL 🙂 Yok çocuklara ayrı süt al, biri kek sever, öbürü başka bir şey ve bizim kahveler derken hesap ortada.

Çocuklardan önce evden çıkmamız toplam 1 dakika bile sürmezken şimdi en az 15 dakikamızı alıyor? Kızım, dışarı çıkıcaz diye evde yapmadık oyun bırakmaz tam kapıya gelirsin “babacığım ben şu oyuncağımı da yanıma alayım, anneciğim bunu da yanıma alayım.” diye diye dışarı çıkamıyoruz yahu , oğlan desen o da ayrı, tam kapıdan çıkıcan kokular gelmeye başlar . Ya gerçekten sormak istiyorum çocuklar neden tüm gün kakasını tutup, tam dışarı çıkacakken defalarca kez yapar. Bir biz miyiz bunu yaşayan? 🙂 Bir keresinde çok sevdiğim bir dostum bana “biz size randevu saati verirken 1 saat öncesini söylüyoruz” demişti 🙂 Meğer biz hep randevularımıza geç kaldığımız için bu yöntemi seçmişler, onlar da bize verdikleri buluşma saatinden 1 saat sonrasına göre planlıyorlarmış kendilerini.

Biz her yere Cevat Kelle gibi gitmek zorunda mıyız? Çocuklardan önce telefon elimde fazlalık yapıyor diye rahatsız olan ben şimdi 2 çanta, bebek arabası ve bilimum ek eşya ile geziyorum ortalıkta ya 🙂 Hayır sanarsın kutuplara gidiyoruz. Ne olabilir ki en fazla dışarıda? diye düşünüyorum ama yok illaki her şey evden gidecek ve her şeyi istinasız taşımak zorundayız.

Çocuklardan önceki hayatımda özlediğim şeyler oluyor ama özellikle söylemem gereken bir şey var. Bu yazıyı yazarken aklıma gelen tek bir kelime oldu: “Kıymet” Ne zaman çocuk sahibi olduk ve yaşadığımız herhangi bir olay karşısında çocuktan önceki hayatımızı hatırlıyoruz. İşte o an eşimle birbirimize “bilememişiz kıymetini” diyoruz sürekli. 🙂

Her şey bir yana ben en çok neyi özledim biliyor musunuz? Hani işyerinde deliler gibi çalışırsın sonra bir sürü trafik çekip eve ulaşırsın ya. İşte eve girdiğin o anda huzurlu bir sessizlik vardır. Ben o sessizliği çok özledim dostlar. 🙂

En başta söylediğim gibi çocuklu hayat kesinlikle harika ama işte insan çocuktan önceki o özgür hayatı da özlüyor ya bazen 🙂 Bunun çocuklu hayatı sevmememizle gibi bir şeyle alakası yok. İnsan bazen özgür kalmayı sadece kendini düşünmek istediği anlar oluyor bunu söylerken kötü anne baba olmuyoruz biz de insanız neticede 🙂

Evet, şimdi sıra sizde. İtiraf zamanı! Sizler çocuktan önceki hayatınızdan neleri özlediniz? 🙂 ya da çocuktan sonra hayatınızda neler değişti? Sizler de kendi hikayenizi paylaşabilirsiniz.

Share This:

1 Comment

  1. Tuğçe

    Ahh tam olarak sölemek istediklerimdi özellikle önceki hayatımda ne saçma şeylere yoruluyormuşum demekki aynı his herkeste oluyor,metrobüse bindim diye yoruldum diyodum ya salak ben al sana şimdi yorgunluğun dibini gör,geçen aksam kızımız annemlerde kaldı yani ananemiz tipimizden cocugum güvensiz olduğunu düşündüki bu aksam bende kalsın dedi ay cok saol anne dedik eşimle ve uçtuk eve geçtik oturduk anlamsız bir boşluk acaba suan boşluktan ne .ok yesek havasındayız birbirimize baktık ve kendimizi giyinirkn bulduk fırladık sokağa arabaya atladık saat 9 civarı öle duruyorız saldıray gibi acaba napsak nasıl bi özgürlük nasıl bi mutluluk allahım biyerlere gidebildik insanları izlemekten aptal olduk gece 3 e kadar arabada boş boş şarkı söyleye söyleye gezdik

Leave a Reply