En son ne zaman kendine zaman ayırdın? Çocuklar uyuduktan sonra eline telefonu alıp kafa dağıtmak için instagram’da gezinmekten bahsetmiyorum. (bilgilibaba ya bakın tabi o ayrı 🙂 ) Çocuklar uyuduktan sonra ayağımızı uzatıp dinlenmek de değil söylediğim. Sadece sana ait olan anlardan bahsediyorum; “Ne zamandır şu kitabın 10. sayfasında kaldım bir türlü devam edemedim… Güya geçen ay koşmaya başlayacaktım ne oldu yahu… Şu güzelim yemeğin tarifini aldım ama bir türlü yapamadım…ne zamandır sinemaya gidemedim ya..” dediğin ve seni mutlu eden, yapmaktan keyif aldığın ve diğer başka şeyleri unuttuğun anlar..

Tam da şimdi ne zamandır yapmak istediğin ama ötelediğin şeyleri düşünüp aralarında bir seçim yapalım mı?

Bu listeyi gerçekçi oluşturmak önemli. Çokça zamanını alacak ve çocuklardan seni uzak tutacakları elemeliyiz öncelikle. (Herkes dünyayı gezmek istiyor ama çocukların biraz daha büyümesi lazım o yüzden hemen eleyebilirsin 🙂 ) Sadece sana ait anları bulmaya çalışıyoruz o yüzden kalabalık olan ve içinde yalnız olmadıklarını da listeden çıkarabiliriz. Geriye “Yapmasam da olur” ya da “Şimdi zamanı değil” dediklerini de eleyelim. Son durumda birkaç saatliğine de olsa sadece kendine vakit ayırabildiğin ve yapmaktan keyif alacağın bir şeyler olmasını umuyorum…

Şöyle bir süzgeçten geçirince ne zamandır yapmayı ötelediğimiz şeyleri bulduk! Artık tek ihtiyacımız olan şey harekete geçmek ve planlama yapmak. İşte bu aşamada üşenmiyor, vazgeçmiyor ve bahane üretmiyoruz. 🙂

Kendinize ait bu zamanı nasıl bulabileceğiniz ile ilgili karşınızda birçok engel olduğunu düşünmeye başlayacaksınız. Ancak bunu düşünmeye başlamak, çözümü bulmak için de bir çaba sarf edebileceğiniz anlamına geliyor. Sadece sana ait olan ve seni mutlu edecek bir şey için uğraşmaya değmez mi?

Ve eğer çözümü bulup belki haftada ya da ayda birkaç saat bile olsa kendinize ayıracak bir zamanı bulabiliyorsanız harika şeyler olacak.

Peki, bunu neden yapalım diyorum? Tüm bu motivasyon cümlelerinin amacı ne?

Hiçbirimiz ebeveyn olarak hayata gelmedik. Herkes gibi bir çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemi yaşadık. Bu dönemde de yapmaktan mutlu olduğumuz ve kendimize ayırdığımız bolca zamanlarımız oldu. Sonra bir şeyler oldu ve hayatımız değişmeye başladı. Çocuklarımız dünyaya geldi ve biz ebeveyn olduktan sonra bu yeni ve hiç bilmediğimiz çocuklu hayata alışmaya çalıştık, kendi önceliklerimizden vazgeçtik ve eskiden kendimiz için ayırdığımız zamanların yerini tamamen çocuklar ile doldurduk. Öyle de olmalı zaten. Buna hiç itiraz etmiyorum. Çocuklu bir hayatın ne kadar mükemmel olduğundan zaten en ufak bir şüphe duymuyorum.

Ancak bir süre sonra yaşadıklarımızdan şikayet etmeye başladık. Bu kimi zaman yorgunluk oldu kimi zaman yapmak istediğimiz şeyler için zaman bulamamak oldu ve bazen eşimizin yeterince çocuklara zaman ayırmaması oldu. Sonunda bu döngü içinde çocuklardan kalan zamanları ya verimsiz geçirmeye başladık ya da zaten hiç bu zamanları bulamadık. Haliyle daha yorgun, daha az toleranslı ve belki de daha sinirli olmaya başladık.

İşte tam da bu noktada bir şeylerin değişmesi gerektiğine inanıyorum. Çocuklarımız ve eşimiz ile olan iletişimimizin daha sağlıklı, daha yapıcı ve daha mutlu hale gelmesini istiyorsak rahatlayacağımız, kafamızın dağılacağı, kendimizi daha huzurlu ve mutlu hissetmeye ihtiyacımız olan anlar oluşturmalıyız. Bunu yine çocuklarımızın iyiliği ve mutluluğu için yapma düşüncesi de bizi harekete geçirecek gerçek bir bahane olabilir. Hem ruhumuzun hem de bedenimizin sağlıklı kalarak hayata daha pozitif bakabileceğimiz ve sevdiklerimizle daha sağlıklı ilişkiler yürütebilmek için yapacağımız bu ufak kaçamaklar iyi bir amaca hizmet edecek aslında. Çocuklarımız için daha iyisini yapma ve onların daha mutlu olması için uğraşacağız yine. 🙂

Kendimize ayıracak zamanımız olsun. Çok şey mi istiyoruz?

Share This: