Bilgili Baba olarak sosyal medyada yer almaya başladığımdan beri amacım hep kendi deneyim ve tecrübelerimi benim gibi ebeveynlere aktarabilmek, babalık rolünün önemini anlatabilmek ve farkındalık oluşturabilmek adına paylaşımlarda bulunmak oldu. Umuyorum uzun yıllar bu devam edecek. Ancak bir taraftan da yapmak istediğim ama nereden ve nasıl hiç başlayacağımı bilmediğim düşünceler de beynimi kemirip duruyordu. Geçmişimde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışmış biri olarak uzunca bir süredir bir şey yapmıyordum. Ancak bilgili baba ile birlikte ebeveynlerin hayatına dokunmaya başladığımdan beri tekrar sosyal sorumluluk projelerinde yer almak isteğim ortaya çıktı ve artık doğru zamanın geldiğine inanırken nasıl bir sosyal sorumluluk çalışması yapabilirim diye çok düşündüm. Sonucunda da buldum!

İyilik peşinde koşmalıydım! Evet, gerçekten koşmam gerekiyordu. Eğer bir şey yapabileceksem bu kesinlikle koşmak olmalıydı. Uzun zamandır bildiğim ve sosyal sorumluluk olarak iyilik peşinde koşarak, sivil toplum kuruluşlarına bağış toplayan ve en önemlisi de farkındalık oluşturan insanları gördükçe koşma isteğim daha da arttı.

Temmuz ayının sıcağında İstanbul Maraton’un sayfasına kayıt olurken başladı her şey. Sayfayı açtığımda “42 km maraton koşusu var birkaç kere okumuştum zormuş ya koşmak ama ondan sonra ne var. Hmm 15 km e koşarım ben 15 ya iyiymiş” diyerek kayıt tuşuna bastım. İster cehalet deyin ister cesaret J bildiğim bir şey var o da bu 15 km koşusu için 8 haftam kaldı ve antrenman yapmam gerekiyor ki koşabileyim.

Hayatımda 100 metreyi bile koşmamış olan ben şimdi 15 km ile koşmaya başlayacağım ama bu sadece başlangıç. Hedeflerim büyük ve adım adım bu hedeflere ilerlemek için yılmadan, bıkmadan çalışıp gerçekleştireceğim. Seneye 42 km maraton koşmak ise diğer hedefim!

İnsanlar ultra maraton koşuyor. 15 km ne ki diyenler olabilir. Doğru ama bir yerden başlamak gerekiyor. Ben de kendi başlangıcımı böyle yapıyorum J Hem de sonucunda iyi bir amaç için.

Peki, amacım ne?

Beni en çok üzen ve rahatsız eden, değiştirmek istediğim sorunların başında ülkemizde ciddi bir oranda çocukların 18 yaşından önce evlendirilmesi, çocukların, çocukluğunu yaşayamaması, eğitimine devam edememesi ve kız çocukların kendi geleceklerinde söz sahibi olamaması geliyor.

Türkiye’de:

2016 yılı itibariyle 15 yaş ve üzerindeki nüfus içinde kadınların %28,2’si, erkeklerin ise %5,6’sı 18 yaşından önce evlilik yapıyor.

2015’te 31 bin 300’ün üzerinde 16 ve 17 yaş arası kız çocuğu evlendi.

2015’te 18 bin kız çocuğu 18 yaşının altında doğum yaparken, 15 yaşının altında doğum yapan kız çocuğu sayısı ise 240’ın üzerinde.

UNICEF, Çocuk evliliklerinin önüne geçilmesi, kız çocukların eğitime devam etmek konusunda desteklenmesi, cinsel istismar konusunda sıfır toleransa ulaşılması, çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi için birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Bu doğrultuda;

Sizleri de bu amacımın bir parçası olmaya davet ediyorum.

Kız ve oğlan çocukların haklarını öğrenmesini, ebeveynlerin bilinçlendirilmesini, hizmet sağlayıcıların farkındalığının artırılmasını sağlayan çalışmalara destek olabilmek ve toplumsal tutumların değişerek sorunun uzun vadeli çözümü için katkıda bulunabilmek adına bağışlarınız ile destek olabilirsiniz.

Bağış ile ilgili detayları daha sonra detaylı olarak açıklayacağım. Şu an için sizlerle paylaşacağım antrenmanlarımda benimle olmanız.

8 hafta boyunca yapacağım antrenmanlarımı sosyal medya hesaplarım üzerinden paylaşacak ve 12 Kasım günü gerçekleşecek İstanbul Maratonu’nda koşarak projemin amacına ulaşacağım. Bu amaçla koşarken sizlerden talebim UNICEF’in Kızlara Söz Ver projesine elinizden geldiği, gücünüzün yettiği kadar bağışta bulunabilmeniz.

Share This: