Sempatik Gebelik Sendromunun adını ilk kez bu sendromun içinde olduğumu anladığım anda duymuştum 🙂

Öncelikle sempatik gebelik sendromunun tanımını ve belirtilerini özetleyecek olursam;

Babalık Sendromu – Sempatik Gebelik Sendromu (Couvade Sendromu)’nun psikolojik belirtileri anksiyete (endişe – kaygı), depresyon, stres, sinirlilik, ruhsal çalkalanma, vücut bütünlüğü ile ilgili endişe ve vücudun algılanmasındaki değişikliklerdir.

Hamilelikte eşle özdeşleşme (bir olma) arzusu, kıskanma, dünyaya yeni gelecek olan bebeğin hissettirdiği korku ve kaygılar ya da düzensizleşen cinsel yaşam gibi sorunlar bu sendromun nedenleri arasında sayılabilmektedir. Baba olmayı bekleyenlerde yaşanan bu belirtiler, hamileliğe hissi olarak katılmaya, önceki çocuk sayısına, dini inanç, yaşanmakta olan stres hali ve hamilelik döneminden önce sağlık durumlarına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Neler yaşadım?

Eşimle her zaman 2 çocuk sahibi olmayı hayal ederdik ancak hayaller ile gerçekler arasında bazen ufak farklılıklar olabiliyormuş. Kızım dünyaya gelmiş ve henüz 1 yaşındayken, bir gün işyerinde çalan telefonu açmam neticesinde zaten karmaşık olan hayatım daha da karmaşıklaştı😀Eşim telefonun diğer ucunda hamile olduğunu söylüyordu…

O an mutluluktan çıldıran bir baba olarak işyerinden fırladığım gibi eşimin yanında aldım soluğu. Bir taraftan da duygularım karma karışıktı… Evet ikinci çocuğu çok istiyorduk ama kızım henüz 1 yaşındaydı. Oğlum 9 ay sonra dünyaya geldiğinde en iyi ihtimalle kızım 21 aylık olacaktı ve henüz 2 yaşına girmemiş bir yavrucağa kardeş geliyordu.

İnanılmaz güzel bir duygu bu. Her zaman gönülden söylerim Allah çocuk sahibi olmak isteyen herkese nasip etsin. İkinci çocuğu isteyenlere de söylediğim tek şey:  hiç düşünmeyin.

İnanılmaz mutluydum ama bu konu beni ister istemez kaygılandırmaya başlamıştı. Normalde hayatımda herkes gibi kaygılandığım konular olurdu ama bu sefer durum farklıydı. İkinci çocuk dünyaya geldiğinde kızım ne tepki verecekti? Biz nasıl baş edecektik? İki çocuğa nasıl bakacaktık? Yeteri kadar para kazanabilecek miydik? Ya işsiz kalırsam, ya bir şeyler yanlış gitmeye başlarsa… Günden güne bu sorular beynimi kemirmeye başlamıştı ancak ben bu sesleri duymamaya çalışıyordum. Her şey çözülürdü, hayatta en önemli şey sağlıktı ve ikinci bebeğimizin sağlıklı gelmesi her şeyin ötesindeydi. Ancak bu da başka bir kaygı konusuydu bizim için. Çünkü kızım prematüre olarak dünyaya gelmiş ve hamilelik sürecinde hiç tahmin etmediğimiz çok farklı zorluklar yaşamıştık. Dolayısıyla ikinci doğumda da benzer durumlar olabileceği ihtimalleri daha fazla kaygılarımın artmasına sebep olmaya başlamıştı.

Yaz ayları gelmeye başladığında gerçekten hayat enerjim bitmiş, kaygılarım tavan yapmış ve en küçük konulardan bile kendi kendime stres yaratmaya başlamıştım. Bunun ötesinde ciddi baş dönmeleri ve tansiyon rahatsızlığı ortaya çıkmıştı. Özellikle baş dönmelerinin sıklığı o kadar arttı ki gündelik hayatım kesintiye uğramaya başlamıştı.

Ben bir sağlık sorunum olabilir düşüncesiyle mütemadiyen hastanelere, doktorlara gittikçe hiçbir anormal durum görünmüyor, anlık değişimler olarak değerlendiriliyordu…

Bu yaşadığım durum bir gün adını koyana kadar devam etti… Çok sevdiğim bir arkadaşım “Ya geçen gün bir şey okudum Sempatik Gebelik sendromu diye bir şey varmış.” diyerek konunun detaylarını içeren bir yazı gönderdiğinde gerçekleri anlamam çok uzun sürmedi. 🙂 Yaşadığım tüm belirtiler bu sendromdan kaynaklıydı ancak biliyor olmak bu sendromun hemen üstesinden gelebileceğim anlamına da gelmiyordu.

Süreç içerisinde diğer tüm kaygılarım yerini işimi kaybetme kaygısıyla yer değiştirmişti. İşimi kaybedersem ne olacağı üzerine düşündüğüm dönemde yöneticim ile yaptığım bir görüşme sonrasında bu kaygımın ne kadar yersiz olduğuna bir şekilde ikna oldum. Sonunda eşime ve çocuklarıma daha fazla odaklanmam gerektiğini ve hayatta sağlığın, ailenin çok daha önemli olduğu gerçeğini tekrar anlayıp bu sendromu üzerimden atmayı başarabildim.

Sempatik Gebelik sendromunu yaşadığını düşünen baba adayları varsa öncelikle tavsiyem bir psikolojik danışmanlık almasıdır. Eğer buna imkan yoksa olumlu düşünce biçiminin yada bu sorunu etrafınızla paylaşarak konuşmanın bir çözüm olabileceğine inanıyorum.

Share This: