Artık birçok web sitesinde görmeye alıştığımız “Sıkça Sorulan Sorular” bölümü vardır. Eğer web sitesi içerisinde aradığınız bilgiyi bulamıyor ya da sizden önce zaten benzer soruları sormuş kişiler olduğunu düşünüyorsanız, bu bölümü inceleyip aklınızdaki sorulara cevap bulabiliyorsunuz.

Bilgili Baba blogunu oluşturma düşüncem 2016 yılı içinde filizlense de bu fikri ancak yılsonuna yaklaşırken hayata geçirebildim ve bugün iyiki de yapmışım diyorum. Henüz 2 ay bile olmamışken o kadar çok insanın hayatına dokundum ve o kadar güzel geri bildirimler aldım ki inanın çok mutlu oldum. Destek olan ve takip eden herkese tekrar çok teşekkür ederim.

Blog yazmaya başlamam ile birlikte hem çevremden hem de takipçilerimden haliyle soru ve yorumlar gelmeye başladı. Bu sorular artık birbirine benzer olmaya başlayınca ben de genel olarak tek seferde yanıtlamak istedim 🙂 Hakkımda merak ettiğiniz konuları buradan bulabilirsiniz. İlave sorular geldikçe ve fırsat buldukça bu bölümü güncelleyeceğim.

Evet, gelelim soru cevap kısmına;

Neden Bilgili Baba?

Aslında kendi tanıtım yazımda da bu soruya cevap vermiştim. Bilgili kelimesi tamamen bebek bakımı, çocuk gelişimi konusunda öğrendiğim ve tecrübe ettiğim konularda paylaşımlarda bulunmam sebebiyle ortaya çıktı.

Hem Bilgili Baba deyip hem de yaşları küçük 2 çocuğun olduğu halde blog yazmaya nasıl vakit ayırıyorsun? Çok mu boş vaktin var?

Herkesin en merak ettiği konu bu diyebilirim. 🙂 Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki blog yazmaya başladığım günden beri çocuklarımla ilgilenmekten hiç ödün vermedim aksine bu aralar hayatım daha da zor çünkü kızımın uyku düzeni bozuldu ve onu çözmeye çalışıyoruz ayrıca işyerinde de çok yoğun olduğum bir dönemden geçiyorum. Peki nasıl mı vakit buluyorum? Çünkü bu benim için bir iş ya da proje değil. Tamamen keyif alarak yapıyorum. Buna vakit ayırmak benim için bir eziyet değil aksine bazen “çocuklar uyusa da hemen şu yazıyı yazsam.” diyerek heyecan duyduğum bir şey. Dolayısıyla çocuklar uyuduktan sonra yazılarımı hazırlıyorum. Bazen gece yarılarına kadar sürdüğü bile oluyor ama dediğim gibi tamamen keyif aldığım için o vakti de yaratıyorum.

Peki, sosyal medya hesapların neler?

Blog: http://bilgilibaba.com

Facebook: https://www.facebook.com/bilgilibirbaba

Instagram: https://www.instagram.com/bilgilibaba

Twitter: https://twitter.com/bilgilibaba

E-posta: bilgilibirbaba@gmail.com

Mesleğin nedir? Sen çocuk gelişim uzmanı mısın?

Ben bir mühendisim ve bilişim alanında çalışıyorum. Oldukça dinamik ve stresli bir işim var açıkçası. İşimi severek yapıyorum ve çalışmak sadece para kazanmak olarak gördüğüm bir konu değil benim açımdan. Özetle ben bir çocuk gelişim uzmanı, aile terapisti ya da psikolog değilim. Tamamen kendim araştırarak, okuyarak, uzmanlara danışarak ve en önemlisi de tecrübe ettiğim konuları paylaşıyorum.

Hayatında bir şeyler değişti mi?

Bilmem, bundan 2 ay önce nasıl bir insansam halen aynı insanım diyebilirim yani benim açımdan hiçbir şey değişmedi ama tabi çevremdeki arkadaşlarım ve ailem ne der bilmiyorum. 🙂 Böyle yazınca sanarsın bir anda ünlenmiş pop yıldızı gibi röportaj veriyorum 🙂

Blog yazmaya ve sosyal medyada insanlarla iletişime geçtiğimden beri açıkçası daha çok empati kurmaya, insanları anlamaya çalışıyorum ve bu sayede çok şey öğreniyor ve fark ediyorum.

Ben de blog yazmak istiyorum. Ne önerirsin?

Bilgilerinizi ve düşüncelerinizi paylaşmak istiyorsanız size önerim hemen bir blog oluşturup yazmaya başlamanızdır. Hiç beklemeyin derim. Blog yazmanın tek püf noktası var o da “sürdürülebilirlik”. Yani yazacağınız spesifik bir konu varsa öncesinde mutlaka bir planlama yaparak en az 30 – 40 konu başlığınızı önceden kafanızda oluşturmuş olun. İnternet 1 – 2 yazı yazarak bırakılmış çöp bloglarla dolu. Dolayısıyla heves ettiğiniz bu konuda gerçekten kararlı ve motive olmalısınız.

Bu iş kolay mı? Sonuçta bir yazı yazıyorsun, bilgilibaba.com ve facebook sayfana ekliyorsun hepsi bu sonuçta değil mi?

İşte herkes gibi benim de en büyük yanılgım bu oldu. Benim daha önce başarısız birkaç blog denemem olmuştu ama bu son Bilgili Baba ile birlikte aslında işin iç yüzünün hiçte öyle kolay olmadığını öğrendim. Sadece bir yazı yazmakla bitmiyor. Özellikle sosyal medya ile etkileşim oluşturuyorsanız çok fazla detay olduğunu söyleyebilirim. Benim önceden bildiğim birçok şey olmasına rağmen her gün çok fazla şey öğreniyorum diyebilirim. Özetle yalnızca bir blog açıp düzenli yazı ekliyorsanız sizi çok yormayacaktır ancak sosyal medya ile etkileşim içinde bir blog hazırlamak istiyorsanız biraz yorulacağınızı söyleyebilirim. Dolayısıyla gerçekten isteyerek yapmanız gerekiyor.

Her şey güllük gülistanlık mı yani? Hiç olumsuz şeyler yaşamadın mı?

Şu ana kadar öyle aman aman olumsuz bir şey yaşamadım açıkçası. Bazen insanlar sosyal medyada olumsuz eleştiri yaparken dozajı kaçırabiliyorlar ancak açıkçası saygı çerçevesinde kaldığı sürece çok takılmıyorum. Diğer türlü bunlara takılıp kalarak yapmak istediklerimi yapamam.

Yazıların konuşma dili gibi. Özel bir teknik kullanıyor musun?

Özel bir teknik kullanmıyorum. 🙂 Herhangi bir yazarlık tecrübem de daha önce olmadı ama yazılarımı yazarken sanki karşımda biri varmış ve ona anlatıyormuş gibi yazıyorum. Ancak yazı bittikten sonra düzeltmesi de çok zamanımı alıyor. Göründüğü kadar kolay değil 🙂

Sosyal medya hesaplarında takipçilerinin yorum ve sorularına cevap verebiliyor musun?

Tüm gelen yorum, soru ve mesajlara mümkün olduğunca cevap vermeye çalışıyorum. İlk zamanlar takipçi sayım azken daha kolay takip edebiliyordum ama şimdilerde bazı zamanlar yoğunluktan takip edemediğim oluyor. Ayrıca belirtmeliyim ki Facebook sayfa yönetimi bence çok başarısız. Bazen yazılan yorumlar bana bildirim olarak gelmediği durumda çok geç görebiliyorum.

Özetle mümkün olduğunda kimseyi yanıtsız bırakmamaya çalışıyorum diyebilirim ve bu konuda da çaba sarf etmeye devam edeceğim.

İletişimde siz bizli değil seni benli bir konuşma üslubu seçiyorsun. Sence biraz resmi olmak gerekmez mi?

Sosyal medya insanların kendilerini rahat hissettikleri bir ortam ve zaten herkes beni ailesinden biri gibi görüp çok rahat bir şekilde yazıyor. Dolayısıyla bu samimiyete sizli bizli cevap vermek benim de hoşuma gitmiyor 🙂 Ayrıca ben gündelik hayatında öyle resmi bir insan da değilim ama sizli bizli iletişim kurmak isteyen herkesle bu şekilde konuşurum problem değil 🙂

Yazılarını paylaşırken bir zaman planı var mı?

İlk başladığım zamanlarda haftada 4 yazıydı bu ama bunun frekansını azaltmak istedim. Açıkçası haftada en az 2 yazı yayınlamak gibi bir düşüncem var. Merak etmeyin konular bittiğinden değil yazacak çok fazla konum var 🙂 ama birkaç kişiyle görüştüğümde bu şekilde olmasının daha sağlıklı olacağını söyledikleri için haftada 2 kere yazılarımı paylaşacağım. İleride bu sayı artıp, azalabilir emin değilim zaman gösterecek açıkçası.

Bu süreçte profesyonel destek alıyor musun?

Hayır, almıyorum 🙂 Ancak etrafımda uzman arkadaşlarıma zaman zaman danıştığım konular oluyor. Hatta bazı arkadaşlarım “Şöyle bir resim kullansana” ya da “Yazında şu kısmı beğenmedim, bu bölümü şöyle değiştir.” gibi kendileri bana öneri getiriyorlar. Herkesi dinleyip kendi doğrularım çerçevesinde şekillendiriyorum. Buradan bana destek olan tüm çevreme tekrar teşekkür ederim.

Yazıları gerçekten sen mi yazıyorsun?

Tüm yazılarımı kendim hazırlıyorum ama yayınlamadan önce eşim tarafsız bir gözle okuyup anlaşılmayan kısımları ya da yazım hatalarını belirliyor ancak içeriğe karışmıyor. Sadece bazen ailemiz için özel olabilecek kısımları yazıdan çıkarmamı istiyor o kadar 🙂

Eşin bu durumdan şikâyetçi mi?

Aksine o benden daha heyecanlı 🙂

Takipçilerinden engellediklerin oluyor mu? Neden?

Evet, hakaret eden kim olursa olsun engelliyorum. Herkes özgürce fikirlerini paylaşabilir buna bir itirazım bulunmuyor ancak hakaret edildiği ya da maksadı aşan durumlar olursa bu durumda mutlaka önlem alıyorum.

Share This: