Bilgili Baba

Babalık tecrübelerini paylaşan bilgili bir baba

Hayata Dair

Uyku Eğitimi – 1

Bu yazıyı birkaç haftadır hazırlıyorum ve yazının sonuna gelip eşime gösterdiğimde “Kitap yazmaya mı karar verdin?” dediği için 🙂 “Uyku Eğitimi” konusunu bir yazı dizisi haline getirmeye karar verdim. Umarım üstesinden gelebilirim 🙂

Herkes çocukların uyumamasından şikâyet eder ve çözüm bulmaya çalışır ama nafile, uykusuz kalınan gecelerin bir türlü sonu gelmek bilmez. Çocukların uyku problemini tamamen çözebilen var mı? Hiç sanmıyorum ancak bu problemi en aza indirgemek mümkün ve sağlıklı yöntemleri de mevcut.

Yazılarımda sürekli dile getirdiğim üzere ben bir çocuk gelişim uzmanı değilim hele hele uyku konusunda artık uzmanlaşmaya gidildiği bir noktada uzmanlar adına konuşmak gibi bir niyetimin olmadığını en başta belirtmek istiyorum.

Biz kendi çocuklarımızın uyku eğitiminde bir uzman desteği almış olmakla birlikte sizlerle paylaşacağım bilgiler kesin ve mutlak doğrudur diyemem. Sadece kendi yaşadığımız tecrübelerimizi anlatacağım.

Bir yazı dizisi olacağı için bu ilk yazıda kızımın uyku eğitimine ait detayları anlatacağım.

Kızım 34 haftalık prematüre bir bebek olarak dünyaya geldiği için gelişiminde sağlıklı olması, boy ve kilo olarak yaşıtlarını yakalaması gibi önceliklerimiz dolayısıyla açıkçası uyku konusunda yaşadığımız sorunları problem olarak görmüyorduk. Hatta bu konuda hiçbir şey yapılamayacağını ve bununla yaşamamız gerektiğini kabul etme noktasına kadar gelmiştik. Yani kızım geceleri mutlaka sürekli uyanacak ve biz de bununla yaşamak zorunda kalacaktık.

Ancak yaşadığımız uyku problemleri artık katlanılmaz bir noktaya ulaştığı ve üstelik çocuk gelişiminde uykunun çok önemli bir yeri olduğunu anladıktan sonra bu problemin üstesinden mutlak şartla gelmemiz gerektiğine karar verdik.

Peki, Nasıl Çözdük?

– Kızımın uyku eğitimine 28. Ayda başladık 🙂 Yani çok geç olduğunu söyleyebilirim.

– Öncelikle akşam uykusundan önce gündüz uykularının düzenlenmesi gerekiyormuş. Biz kızımın uyku problemi var derken hiç gündüz uykularını hesaba katmıyormuşuz. Hiç unutmuyorum biz konuyla ilgili uzmana gittiğimizde bize kızımın gündüz kaç saat uyuduğunu sormuştu. Biz de ortalama 3 ile 4 saat dediğimizde gözleri yuvasından çıkmıştı 🙂 Gerçekten çocuğun nasıl bu kadar uyuyabildiğine çok şaşırdı. Oysaki bizim için bu durum hiç de anormal değildi 🙂

– Gündüz uykusunu fazla fazla alan çocuk akşamları uyumayacaktır. Dolayısıyla 28 aylık bir çocuk için gündüz uykularını kesinlikle 1,5 saatten fazla olmamasına özen göstermeye başladık.

– Bizim bir diğer problemimiz ise gündüz 3-4 saat uyuyan çocuğu bir de akşam 21.00’de uyutmaya çalışmaktı. Ancak ilginçtir kızım da bu saatte uyuyordu ama işte bu durum bizim gece vardiyalarına sebep oluyormuş 🙂 Ne zamanki gece 12 oluyordu ve evet bingo! Uykusuz her gece. Her saat başı uyanmayı bırakın, her 15 dakikada, her 10 dakikada uyanıyordu ve onun sağlığı da bizim sağlığımız da artık iyice bozulmuştu. Hemen aşağıda örnek olarak eşimin tuttuğu uyanma zamanlarını ve düzensizliğini görebilirsiniz.

1. Gün
01:00 uyandı
01:35 uyandı
01:55 uyandı
02:20 uyandı.
2. Gün
23:30 uyandı
01:40 uyandı
02:00 uyandı
03:20 uyandı
05:06 uyandı.
3. Gün
02:20 uyandı
03:43 uyandı
04:49 uyandı
05:32 uyandı

– Gündüz uykusu konusu çözüldükten sonra akşam uykusunu da düzenlemeye başladık. Uyku eğitimi uykudan önce başlıyor. Yani çocuğu uykuya götürmeden önce evde sakin bir ortam yaratmak önemli. Yani televizyonun açık olduğu ya da evde ses olan bir ortamda çocuk odasında olsa dahi rahat etmeyecektir.

– Bununla birlikte bir uyku rutini de oluşturduk. Evdeki sessiz ortam ile birlikte sırasıyla pijama giyilmesi, seçtiği kitap okunduktan sonra diş fırçalanması ve ardından yatağa geçilmesi gibi bir rutini sağladık.

– Eğitime ilk başladığımız zamanlarda odada çok kısıkta olsa bir ışık kullanıyorduk. Bence odadaki ışık yerine koridordan bir ışık gelmesini sağlamak daha iyi ve şu an bu şekilde yapıyoruz. Kapının aralığından az bir ışık gelmesi çocuğun tedirginliğini azaltıyor. Odada ışık olması daha geç uykuya geçmesine sebep oluyor.

– Çocuğu yatağına bıraktıktan sonra biz de bir sandalyede yatağın hemen yanında duruyorduk. Bu esnada çocukla tüm iletişimi kesip tam bir duvar olduk. Bu kısım gerçekten çok önemli eğer iletişim kurmaya devam ederseniz çocuk konuşmaya ve uyumamaya devam ediyor. Uyku eğitimini aldıktan sonra ara sıra tabiki konuşmalar oluyor. Sorduğu sorulara cevap veriyoruz. Önemli olan sohbet ortamı yaratmadan kısa cevap vermek.

– Çocuğu yatağına koyduktan sonra müdahalede bulunmadık. Yani ayakta dahi dursa kendi yatağında herhangi bir şekilde yatırmadık. Ancak çocuk yataktan çıkarsa tekrar yatağına geri bıraktık. Bunun dışında bir müdahalede bulunmadık.

– Yanında sandalyeye oturup kafanızı yatağa uyuyor gibi dayamanız gerekiyor. Çocuk geliyor sizi öpüyor, itiyor, kaldırmaya çalışıyor, hatta size vuruyor bile. Hiçbir şekilde durumunuzu bozmuyorsunuz, İletişime geçmiyorsunuz. Sadece size vuruyorsa kafanızı koruyorsunuz.

– Bu arada çocuk su içmek isterse verdik ama yiyecek herhangi bir şey verilmemesi gerekiyor.

– Yatağında yanına sevdiği bir bebek ya da bir oyuncağını alabilir ancak onun dışında yatağına tüm oyuncaklarını götürmesine izin vermedik. Çünkü yatağında oyun oynamaya devam ediyor.

– Uyku eğitimine başladığımız ilk gün gerçekten çok zorluydu diyebilirim. Daha önce böyle bir davranış göstermediğimiz için kızım öfkelenmeye hatta ağlamaya başladı. İşte çelik gibi sinirler burada gerekiyor. Bu ilk gelen krizi mutlaka atlatmamız gerekiyordu ve ilk krizi yaşadığımızda kızımın gerçekten ağlamaktan nefesinin kesildiği anlar oldu. Hatta bir ara o kadar korkmuştum ki gerçekten sinir krizi geçiriyor sanmıştım. Tabi böyle bir şey yokmuş.

– Bu tip durumlarda eğer çocuk çok fazla ağlar ve susmaz ise kucağınıza alıp sakinleştikten sonra yeniden yatağa bırakıyorsunuz. Burada çocuğa verilen mesaj aslında uyku için yatağında yatması gerektiğidir ancak kısa süreli sakinleşmek için kucağınıza aldığınızı anlaması gerekiyor.

– Kızımın ilk gün ağlama krizi 45 dakika sürdü ve sakinleşerek kendi kendine yavaş bir şekilde uykuya geçebildi.

– İkinci gün bu süre yaklaşık 30 dk. sürdü.

– Üçüncü gün 20 dk.

– 4.günün sonunda uykusu düzene girdi ve 10 dk. sonra uykuya geçmeye başladı.

– Hiç unutmam ilk gün bu krizi çözmeye çalışırken gerçekten bir ara tükenmiştim ve yapamayacağımı düşünmeye başlamıştım. O çaresizlik anını hiç unutmam. Ancak diğer taraftan dayanmak ve başladığım şeyi bitirmek zorundaydım. Bu yöntemin en tehlikeli tarafı da burası. Eğer çocuğunuz ağlayarak sizi ikna eder ve kendi uyuma şeklini size kabul ettirirse tekrar bu yöntemi denemek istediğinizde daha büyük bir direnç ile karşılaşıyorsunuz. Bu da daha uzun süre ağlayacağı anlamına geliyor. Ancak bunun da üstesinden gelebilirsiniz önemli olan kararlılık göstermenizdir.

Bu yazımda genel olarak kızımda oluşturduğumuz uyku düzenine ait detayları paylaşmak istedim. Özellikle 28 aylık bir çocuk için uyku eğitimini nasıl verdiğimize ilişkin detayların yanında bir sonraki yazımda 8 aylık oğlum için nasıl uyku eğitimi verdiğimize ait detayları paylaşacağım. İki farklı yaş grubu için bazı değişiklikler söz konusu.

Sizlerin uyku düzeni için uyguladığı yöntemler oldu mu? Başarı ya da başarısızlık hikâyeleriniz var mı? 🙂 Bu yazıma sizler de kendi deneyimlerinizi paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz.

Share This:

3 Comments

  1. Aylin Aydın Ulaş

    Biz malesef uyku eğitimini tamamlayamadık, Bora hala 12 den önce yatmıyor

    • bilgilibaba

      Bence Bora’nın da kendine göre bir düzeni oluşmuş durumda. Saat evet önemli bir faktör ama yeterince uyku alıyorsa çok da dert etmemek gerek.

      • Aylin Aydın Ulaş

        Evet haklı olabilirsin. Geç yatıyor ama 9-9.30 da kendisi uyanıyor, demekki bu uyku yetiyor. Anne, baba da akşam kendine 1 saat kalsın istiyor

Leave a Reply