Bilgili Baba

Babalık tecrübelerini paylaşan bilgili bir baba

Hayata Dair

Yorgunluk ve Uykusuzluktan Yapılan Çılgınca Şeyler

Çocuk bakımında anne ve babaların en çok şikâyetçi olduğu şey uykusuzluk ve yorgunluk. İnsan çok yorgun olduğu zamanlarda normalde yapmayacağı şeyleri o kadar rahat yapıyor ki. Hani derler ya kafa gidiyor diye, gerçekten öyle. İnsan beyni, yorgunluk ve uykusuzluktan belirli bir eşiği geçtikten sonra gerçekten hayret verici komutlar gönderebiliyor 🙂

Çocukları arasında yaş farkı çok az olan bir aile olarak, eşimle birlikte bir dönem yorgunluk ve uykusuzluktan öyle şeyler yaşadık ki kendimiz de inanamıyoruz yaptıklarımıza 🙂 Çok vaka yaşadık ama bir sıralama yapsam ilk 5 olabilecekleri şöyle sıralarım:

Herhalde benim uykusuzluk ve yorgunluktan yaptığım en manyakça şey klimanın kumandası ile televizyonu açmaya çalışmaktı. Bakın gerçekten abartmıyorum en az 10 dakika uğramışlığım var. Kumandayı elime aldım. Basıyorum basıyorum çalışmıyor, bu arada ben kumandanın tuşlarına bastıkça klimadan dit dit diye ses geliyor. “Ben kumandaya bastıkça niye klima çalışıyor?” diye anlamsızca bakıyorum ama artık nasıl yorgunsam beyin elimdekini klimanın kumandası olabileceğini kabul etmiyor. Hayır, o TV kumandası!

Kumandaya vuruyorum, piline bakıyorum yok çalışmıyor. Artık o kadar eminim ki kumandada bir sorun olduğuna sonra acaba televizyon mu bozuldu diye gidip bağlantılarını filan kontrol ettim ama baya çalışıyor. Bir süre sonra kumandaya daha dikkatli bakmaya başladım. “Rengi neden farklıydı bu kumandanın? Siyah olması gereken kumanda neden beyazdı? Beyaz kumanda kullanıyor muyduk biz? Kumanda neydi? Kumanda emekti…” diye sorular kafamı kurcalarken klimaya dönüp tekrar bastım kumandaya ve o an yüzüme gelen serinlikten ayılmış olmalıyım ki gidip TV kumandasını aldım elime 🙂

Sizlerin de bazen başınıza gelir mi bilmiyorum ama hani bir şey yapmak için yerinizden kalkarsınız ama yapacağınız şeyi unutursunuz ya sonrasında. Peki, salonda otururken mutfağa gidip çöp kovasına boş boş bakmama ne diyeceksiniz? Hayır, çöpte yok elimde. Açtım çöp kovasını içine bakıyorum. Sanıyorum bir 10-15 sn. sürdü bu durum. Sonrasında daha fazla bakmanın bir anlamı olmadığına kanaat getirip yerime döndüm. Oturduğum yerde etrafıma baktım atılacak bir çöp mü vardı diye? Ama yok etrafıma çöp olabilecek herhangi bir şey de yok. 🙂

Yine çok uykusuz ve yorgun olduğum bir dönem İstanbul’dan Ankara’ya seyahat etmem gerekiyordu. Ya da ben öyle sanıyordum 🙂 Otobüse bindiğim anda zaten çok yorgun olduğum için hemen uyumaya başladım. Bir ara gözleri açtığımda otobüsün mola verdiğini fark ettim. Karnımda acıkmış tabi hemen bir gözleme ile yanında da çayı aldım, afiyetle yerken “Şu an nereye gidiyorum ya?” diye düşünmeye başladım. Acaba Ankara’dan İstanbul’a mı gidiyordum yoksa İstanbul’dan Ankara’ya mı? O esnada beynimin çok derin yerlerinden bir yer Ankara’ya gittiğimi söylüyor ama yok yani her şey silindi bir anda. Gerçekten kısa süreli bir panik yaşadım o an ve ne yapayım ne yapayım diye düşünürken otobüse gidip önünde yazan güzergâh bilgisine bakmak geldi aklıma. Hızlı hızlı otobüsün yanına gittim cama baktım ama dijital gösterge. Yani otobüs çalışana kadar beklemem gerekiyor tabi o esnada “kardeş nereye gidiyor bu?” diye de soramıyorum. Mecburen bekledim otobüsü çalıştırsınlar da nereye gittiğimi hatırlayım diye. Neyse şoför bindi otobüse, kontağı çalıştırdı. Ben tabi heyecanla beklerken ne yandı dersiniz? “İstanbul” ışıl ışıl gözüme vuruyor. Meğer ben Ankara’dan İstanbul’a gidiyormuşum 🙂

Böyle yazınca sanki bir sağlık problemim varmış gibi oldu ama doktora da gittim korkulacak bir şey yokmuş 🙂 Beynin de dinlenmeye ihtiyacı var. Eğer çok uykusuz ve yorgun kalınırsa beynini de dengesi bozulabiliyor. Dikkatli olmak lazım tabi 🙂

Geçenlerde de kızın pijamasını giydirmek için arkasından koşturup duruyorum, kızım da inatla giymiyor. Sürekli “hayır o benim değil giymem banane” derken ben de “ama kızım bak çok rica ediyorum uyku vakti geldi hadi ama anne de birazdan kitap okuyacak zaten” diye direttim. Sonra konuşa konuşa ikna oldu ve tam ne güzel giydiriyorum pijamayı derken bir baktım kollar dirsekte kaldı, boyun da sıkışmış çocuğun. Hayır, zaten kızın kafasından geçirirken de zorlanmıştım 🙂 Meğer oğlanın pijamasını kıza zorla giydirmişim. Tabi çaktırmadan “yaa bunu beğenmedim ben hadi şu pijamanı mı giysek” filan diye çevirdim konuyu. Canım ya bana bir de “evet babacığım beğenmedim ben bunu” diyor. 🙂 🙂

Eşimle yaşadığımız en garip olaylardan birisi de kendisinin aniden uykuya geçip horlamasıydı. 🙂 Biz daha ilk çocukta uykusuzluğa alışmadığımızdan tabi o dönem henüz bünye kaldıramıyor ve hemen dağılıyorduk. 🙂 Kızım da prematüre olarak dünyaya geldiği için normalden çok daha hassas bir dönemdeydik ve eşim sürekli emzirme gayreti içindeydi. (Prematüre doğan bebeklerin çeneleri güçlü olmadığı için emmekte zorluk yaşarlar ve alışmaları için normale göre çok daha fazla çaba sarf edilmesi gerekir. Bu durum anne için de gerçekten kolay değildir, hem psikolojik hem de fiziksel anlamda yorucu bir süreçtir.) Eve henüz geleli birkaç gün olmuştu ki eşim bebeği emzirmeye çalışırken ben de o esnada biraz televizyon izleyim dedim. Annem de uyumaya gitmişti ve eşimde odada tek başına bebeği emzirmekle uğraşıyordu. Sanıyorum böyle birkaç saat geçmiş olacak ki birden bizimkileri kontrol etmek istedim. Odaya girdiğimde eşimin gözleri sabit bakıyor ve kızım da kucağında öylece uyuyordu. Eşimin gözlerinde tam anlamıyla bir tükenmişlik gördüğüm için “kızı ben alayım mı?” diye sordum. O da hiçbir şey demeden kızı kucağından alıp bana uzattı ve kafasını yastığa koyduğu anda horlamaya başladı. 🙂 Bakın gerçekten bunu yaşadık. Ben cidden inanamadım bir insan kafasını yastığa koyar koymaz uyur anlarım da horlamak nedir ya 🙂 Artık nasıl uykusuz ve yorgun düşmüşse bunu yaşadık gerçekten. Ben kucağımda kız ile kalakaldım 🙂 Tabi daha henüz hiçbir şey bilmediğim için panik halde anneme koştum. Birkaç saat idare ettikten sonra ne yazık ki tekrar kızı emzirmesi için eşimi uyandırdık ama o horlayan kadın gitmiş yerine yepyeni biri gelmişti 🙂

Eminim ki sizlerin de en az bizim kadar enteresan hikâyeleri vardır 🙂 Sizler neler yaşıyorsunuz? Yorgunluk ve uykusuzluk sizleri nasıl etkiliyor? Siz de kendi anılarınızı paylaşabilirsiniz.

Share This:

6 Comments

  1. SevalAkturan

    Merhabalar. Yazınızı kocaman bir tebessümle okudum ve kendi yaşadığım saçma anlar aklıma geldikçe yüzümdeki ifade gittikçe büyüdü sanırım 🙂 Aklıma ilk gelenlerden bir tanesi; tam tarih hatırlamıyorum ama sanırım kızım 2,5 – 3 aylık civarlarındaydi. Akşam tv da eşimin izlediği diziyi boş boş bakmak suretiyle bende izlemiştim. Dizide karakterlerden biri öldürülmüştü. Gece kızım emmek için uyandığında “hadi annecim çabuk em de uyuyalım, Mestan ı öldürmüşler birazdan polisler gelecek hadi annem” dediğim geceydi 🙂 Buna benzer geceleri uykudan ilk uyanma anlarında yaşadığım saçmalıklar çok olmuştur 🙂

    • bilgilibaba

      Zaten uyku ile ilgili araştırmalar yapıyorlar ya cidden yeni anne baba olmuş kişiler seçilse o araştırmalarda ciddi sapmalar olur eminim uykusuzluk hali veya derin uykudan uyandığınızda yaptıklarınıza, söylediklerinize inanamıyorsunuz

  2. Ayşen

    Kahkahalarla okuduğum bir yazı oldu. kızım 23aylık ama benim de var tabi unutamadığım bir anım.
    Öğlen vakti kızım 2 ya da 3 aylık. Soda açayım kendime dedim, buzdolabından aldım. Mutfak tezgahına koydum, dedim “bu çok soğuk biraz ısınsın.” Aradan belki 2 belki 3 saat geçti. Aaa dedim, benim sodam vardı, içeyim ben onu. Mutfak tezgahına bakıyorum soda yok, buzdolabına bakıyorum yok, eminim çıkarttım tezgaha koydum deyip, yaptığım hareketleri tekrarlıyorum ama yok, soda ortada yok. Dedim herhalde kızın odasına koydum dalgınlıkla, yok orada da yok. yatak odası, balkon soda yok. Töbe Bismillah nereye gitti lem bu soda deyip, korkmaya da başladım. bir ara gözüm mutfak kaloriferine ilişti. Aha soda orada, hem de açılmış, kapağı çöpe atılmış, Gazoz açacağı da yerine takılmış. Ama soda orada öylece duruyor. Ve ben hala onu oraya nasıl koydum, ne ara açtım, ne ara açtım da içmedim inanın hiç ama hiç hatırlamıyorum.
    ahh uykusuzluk.
    bir de sabah 05:00sularında gözlerim açık kızımı emzirirken sayıkladığımı unutmuyorum. Rüya görmeyi bırakın gözleri açık vaziyette, bildiğiniz sayıkladım ve kendi sesimi duyunca kendime geldim ;))

    • bilgilibaba

      Ben bir dönem kendimden koktum 🙂 insan gerçekten bu kadar anlamsız şeyleri nasıl yapabildiğine hayret ediyor.
      Sizin hikayenizde iyi ki sodayı görmüşsünüz ya hiç göremeseydiniz :)))

  3. Tuğçe

    Offf çok gülerek okuduğum bi yazıydı özellikle eşinizin kafasını koyar koymaz horlamasıartık biz eşimle beynimizin böyle çalıştığını düşünüyoruz kabullendik yani ben wc ye gidiceğmi unutacak kadar sapıtmış vahim durumdayım

    • bilgilibaba

      Merak etmeyin bir süre sonra her şey yoluna giriyor. İnsan beyni çok ilginç tüm şartlara adapte olabiliyor.

Leave a Reply